Powered by Pinek Medya

Teknoloji

X’in Yapay Zekâ Ansiklopedisi Grokipedia Yayında! Wikipedia’ya Rakip Olacak mı?

Paylaşıldı

on

grokpedia

Elon Musk ve X’in Yeni Projesi: Grokipedia

Elon Musk, yapay zekâ ve dijital medya dünyasında dengeleri değiştirecek yeni bir proje ile yeniden gündemde.
Sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter), uzun süredir beklenen yapay zekâ destekli ansiklopedi projesi Grokipedia’yı resmen yayına aldı.
Tıpkı Wikipedia gibi açık bilgi paylaşımını hedefleyen Grokipedia, yapay zekâ motoru Grok tarafından destekleniyor ve Musk’ın ifadesiyle “Evreni anlamak için atılmış dev bir adım” olarak tanımlanıyor.

Ancak lansman pek sorunsuz geçmedi.
Site yayına girdikten kısa süre sonra çöktü ve birkaç saat erişilemez hale geldi.
Elon Musk’ın açıklamasına göre bu çöküşün nedeni, beklenenden çok daha yüksek kullanıcı trafiğiydi.
Kısa sürede yeniden aktif hale gelen Grokipedia, şu anda 885.000’den fazla makaleyi barındırıyor.


Grokipedia Nedir?

X ekosistemine entegre edilmiş yapay zekâ destekli bir ansiklopedi platformu.
Wikipedia’nın temel yapısından ilham alıyor, ancak Musk’ın vizyonuna göre “daha akıllı, daha tarafsız ve daha hızlı bilgi sunan” bir sistem olmayı hedefliyor.

Platformun yapay zekâ altyapısı, Musk’ın kurduğu xAI şirketine ait Grok isimli dil modeliyle çalışıyor.
Grok, X üzerindeki paylaşımlar, bilimsel makaleler, kamuya açık veritabanları ve lisanslı içerikler gibi farklı kaynaklardan beslenerek sürekli güncelleniyor.

Musk, tanıtırken yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Yalnızca bir ansiklopedi değil, yapay zekânın bilgiye erişimi nasıl dönüştürebileceğinin canlı bir örneği olacak. İnsanlık için tarafsız bilgi çağını başlatıyoruz.”


Wikipedia ile Arasındaki Farklar

İlk bakışta, Wikipedia’ya oldukça benziyor.
Ancak Musk’ın projesi, birkaç temel farkla dikkat çekiyor:

  1. Yapay zekâ ile dinamik içerik üretimi:
    Grokipedia’daki içerikler sadece insanlar tarafından değil, yapay zekâ tarafından da güncelleniyor.
    Bir konuda yeni bilgi ortaya çıktığında Grok modeli, makaleyi otomatik olarak revize edebiliyor.
  2. Kaynak gösterim sistemi farklı:
    Wikipedia’daki gibi satır içi kaynak bağlantıları Grokipedia’da bulunmuyor.
    Bunun yerine sayfa altında küçük bir yasal bildirim yer alıyor ve içeriklerin Creative Commons Attribution-ShareAlike 4.0 lisansı altında uyarlandığı belirtiliyor.
  3. Tarafsızlık iddiası:
    Musk’a göre Wikipedia, politik olarak “taraflı” bir bilgi platformu.
    Grokipedia ise tarafsızlığı garanti eden algoritmalarla destekleniyor.
    Ancak birçok kullanıcı, platformun “Musk merkezli” bir bakış açısı taşıdığı görüşünde.
  4. Yapay zekâ etkileşimi:
    Kullanıcılar, sayfa içinden Grok’a doğrudan sorular sorabiliyor.
    Örneğin “Bu makalenin kaynağı nedir?” veya “Bu bilgi ne kadar güncel?” gibi sorulara yapay zekâ anında yanıt veriyor.
Grokipedia

Yayına Girdi, Sonra Çöktü

Pazartesi günü sessiz bir lansmanla kullanıma açıldı.
Ancak birkaç saat içinde milyonlarca kullanıcı giriş yaptı ve sistem kısa süreli bir çöküş yaşadı.
Musk, X üzerinden yaptığı paylaşımda bu durumu şu sözlerle duyurdu:

“Grokipedia yayında! Görünüşe göre insanlar bilgiye ulaşmayı fazlasıyla özlemiş. Sunucular şu anda kapasitesinin iki katı çalışıyor.”

Kısa süreli erişim kesintisinin ardından platform tekrar aktif hale geldi.
Bu sırada kullanıcılar Grokipedia’yı incelemeye başladı ve bazı dikkat çekici detaylar fark etti.


Makalelerde Wikipedia İzleri

Kullanıcılar, birçok makalenin Wikipedia sürümleriyle neredeyse birebir aynı olduğunu fark etti.
Aradaki fark, kaynak gösterimlerinin kaldırılması ve yapay zekâ tarafından eklenmiş bazı yorum satırlarıydı.

Bazı sayfalarda, Musk’ın fikirlerine veya X’in politikalarına gönderme yapan cümleler yer alıyor.
Örneğin “üniversite” maddesinde, geleneksel eğitim sistemlerinin “eskimiş bir model” olduğu ve yapay zekânın eğitimde devrim yaratacağı vurgulanıyor.
“Elon Musk” başlıklı makalede ise Musk’ın vizyonu ve projeleri, Wikipedia’dakine kıyasla daha olumlu bir dille anlatılmış durumda.

Bu durum, bazı kullanıcılar tarafından “tarafsızlık iddiası ile çelişen bir durum” olarak değerlendirildi.


Eleştiriler ve Tepkiler

Wikipedia kurucusu Jimmy Wales, Grokipedia’nın lansmanının ardından X üzerinden yaptığı paylaşımda Elon Musk’a yanıt verdi:

“Wikipedia tarafsız ve topluluk temelli bir bilgi platformudur.
Eğer Musk gerçekten bilgiye değer veriyorsa, topluluk yerine algoritmaları değil, insanları güçlendirmelidir.”

Wales’in bu açıklaması kısa sürede viral oldu.
Birçok kullanıcı, Musk’ın “özgür bilgi” söyleminin aslında kendi kontrolündeki bir bilgi ekosistemi yaratma çabası olduğunu savundu.

Öte yandan Musk destekçileri, Grokipedia’yı “özgür düşüncenin yeni adresi” olarak tanımladı.
X üzerindeki etkileşimlerde iki görüş de yoğun şekilde tartışılıyor.

image 118

Yapay Zekâ Taraflı mı Olabilir?

Lansmanı, yapay zekânın bilgi üretiminde tarafsızlık sorununu yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre, yapay zekâ sistemleri eğitildikleri veri setlerine bağlı olarak önyargı taşıyabilir.
Bu nedenle Grok modeli, Musk’ın belirlediği kriterler doğrultusunda bilgi seçebilir veya filtreleyebilir.

Stanford Üniversitesi’nden Prof. Clara James, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yapay zekâ, mükemmel bir bilgi üreticisi değildir.
Eğer veriler tek taraflı kaynaklardan beslenirse, ortaya çıkan sonuç da taraflı olur.
Grokipedia’nın başarısı, veri çeşitliliğine ve algoritmik şeffaflığa bağlı olacak.”


Grokipedia ve xAI Entegrasyonu

Grokipedia, Musk’ın xAI (Explainable Artificial Intelligence) girişiminin bir parçası olarak geliştirildi.
Bu sistem, Grok adlı yapay zekânın bilgi tabanını genişletmek için tasarlandı.
Yani Grokipedia sadece bir ansiklopedi değil, aynı zamanda Grok’un “öğrenme merkezi” konumunda.

Musk, “Grokipedia’daki her makale, yapay zekânın evreni daha iyi anlaması için bir eğitim verisi olacak.” diyor.
Bu açıklama, Grokipedia’nın yalnızca insanlara değil, aynı zamanda Grok modeline bilgi sağlamayı da amaçladığını gösteriyor.


Lisanslama ve Yasal Uyarılar

Platform, Wikipedia’dan uyarlanan içeriklerde Creative Commons Attribution-ShareAlike 4.0 lisansını kullanıyor.
Bu lisans, içeriğin uyarlanabileceğini ancak orijinal kaynağa atıf yapılması gerektiğini belirtiyor.
Grokipedia, sayfa altında küçük bir yasal uyarı ekleyerek bu gerekliliği yerine getiriyor.

Ancak birçok hukuk uzmanı, platformun bu uygulamasının sınırda olduğunu düşünüyor.
Bazı makalelerde atıf ifadesi çok küçük bir fontta yer alıyor, bu da kullanıcıların fark etmesini zorlaştırıyor.


Kullanıcı Arayüzü ve Deneyim

Tasarımı modern ve sade bir yapıya sahip.
X ile bütünleşik çalışan arayüz sayesinde, kullanıcılar Grokipedia bağlantılarını doğrudan X gönderilerine ekleyebiliyor.
Ayrıca her makale sayfasında, Grok yapay zekâya soru sorabileceğiniz bir “Ask Grok” bölümü bulunuyor.

Bu özellik sayesinde kullanıcılar sadece okumakla kalmıyor, aynı zamanda tartışmaya da katılabiliyor.
Örneğin bir kullanıcı, “Bu bilgi ne kadar güncel?” diye sorduğunda Grok anında cevap verebiliyor.

image 119

Gelecek Planları

Elon Musk, gelecekte daha geniş bir bilgi platformuna dönüştürmeyi planlıyor.
xAI ekibinden yapılan açıklamaya göre, platform ilerleyen aylarda:

  • Gerçek zamanlı haber analizleri,
  • Kullanıcı katkısı modülü,
  • Doğruluk puanı sistemi gibi özellikler kazanacak.

Yani Grokipedia, klasik bir ansiklopedi olmaktan çıkıp canlı, öğrenen ve kendini yenileyen bir bilgi ağı haline gelecek.

Türkiye’de Sürekli Deprem Yaşanmasının Coğrafi Sebebi: Levhaların Kesiştiği Ülke


Sonuç: Bilgi Savaşlarında Yeni Cephe

Dijital bilgi çağında büyük bir devrimin habercisi olabilir.
Ancak bu devrim, tıpkı diğer Musk projelerinde olduğu gibi, tartışmalarla birlikte geliyor.
Bir yanda özgür bilgi akışı vaat eden bir sistem; diğer yanda ise algoritmalarla yönlendirilen bir ekosistem.

Elon Musk’ın Grokipedia’sı, gerçekten tarafsız bir bilgi kaynağı mı olacak, yoksa dijital çağın yeni propaganda makinesi mi?
Bu sorunun cevabını zaman gösterecek.
Kesin olan tek şey, bilgi savaşlarının yeni cephesinin artık X platformunda açıldığı.

Teknoloji

Vergi Muafiyeti Bitti Ama: Vergisini Ödeyerek İnternetten Yurt Dışı Alışveriş Yapmak Mümkün mü?

Paylaşıldı

on

By

gorsel 2026 01 26 203009565

Yurt dışından internet üzerinden alışveriş yapan herkesin son haftalarda aklını kurcalayan tek bir soru var: 30 euro vergi muafiyeti kalktı ama vergisini ödesem bile sipariş verebilir miyim?
6 Şubat itibarıyla yürürlüğe girecek yeni düzenleme, yıllardır alıştığımız bireysel yurt dışı alışveriş pratiğini kökten değiştiriyor. Artık mesele yalnızca ürün fiyatı ya da ödenecek vergi değil; doğrudan sistemin kendisi değişmiş durumda.

Bu yazıda, yeni düzenlemenin ne anlama geldiğini, bireysel kullanıcıyı nasıl etkileyeceğini, teoride mümkün olanla pratikte karşılaşılacak gerçekliği net bir şekilde ele alıyoruz.

30 Euro Muafiyeti Ne Anlama Geliyordu?

Bugüne kadar yürürlükte olan sistemde, yurt dışından kargo veya posta yoluyla getirilen ürünlerde 30 euroya kadar bir muafiyet sınırı vardı. Bu sınır, “Bireysel Hızlı Kargo Muafiyeti” olarak adlandırılıyordu.

Bu sistem sayesinde:

  • Küçük tutarlı alışverişler yapılabiliyor,
  • Sipariş sırasında vergi otomatik tahsil ediliyor,
  • Paketler ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) kapsamında hızlıca teslim ediliyordu,
  • Gümrük müşaviri, detaylı beyan, depo masrafı gibi işlemler gerekmiyordu.

Kısacası kullanıcı, “vergisini ödedim, ürünü bekliyorum” diyerek süreci sorunsuz tamamlayabiliyordu.

Vergi

6 Şubat’ta Ne Değişiyor?

6 Şubat itibarıyla bu muafiyet tamamen kaldırılıyor. Yani artık 30 euro altı–üstü ayrımı yapılmadan, yurt dışından gelen her paket ticari ithalat prosedürüne tabi tutulacak.

Bu değişiklik, teknik olarak “yurt dışından alışveriş yasaklandı” anlamına gelmiyor. Ancak bireysel kullanıcı açısından fiilen mümkün olmayan bir noktaya taşıyor.

Yeni sistemin temel mantığı şu:
Devlet, yurt dışından gelen her gönderiyi “ticari işlem” olarak değerlendirecek.

“Vergisini Ödesem de Alamaz mıyım?” Sorusu

Bu noktada en kafa karıştırıcı kısma geliyoruz.
Cevap net ama iki katmanlı:

  • Teoride: Evet, mümkün.
  • Pratikte: Hayır, neredeyse imkânsız.

Neden?

Çünkü artık bir ürün sipariş ettiğinizde şu süreçler devreye giriyor:

1. Hızlı Kargo Kapsamından Çıkış

Siparişiniz artık ETGB kapsamında değerlendirilmiyor. Yani “hızlı ve basit” gümrük süreci sona eriyor.

2. Gümrük Müşaviri Zorunluluğu

Her bir paket için yetkili bir gümrük müşaviri ile çalışmanız gerekiyor. Bu, bireysel kullanıcı için başlı başına büyük bir maliyet.

3. Ek Masraflar

Ödeyeceğiniz kalemler yalnızca vergiyle sınırlı değil:

  • Gümrük müşavirlik ücreti
  • Ardiye (depo) ücreti
  • Ordino ücreti
  • Damga vergisi
  • Gerekirse ek belge masrafları

Sonuç olarak, 5–10 euro’luk basit bir ürün için bile yüzlerce hatta binlerce liralık ek masraf çıkabiliyor.

Pratik Bir Örnek

Diyelim ki yurt dışından 8 euro’ya bir telefon kılıfı sipariş verdiniz.

Eski sistemde:

  • Sipariş sırasında %30–60 vergi öderdiniz,
  • Paket birkaç gün içinde kapınıza gelirdi.

Yeni sistemde:

  • Ürün gümrükte ticari işlem olarak durdurulur,
  • Müşavir bulmanız istenir,
  • Evrak ve masraflar başlar,
  • Ürünün kendisinden kat kat pahalı bir süreçle karşılaşırsınız.

Bu noktada çoğu kullanıcı zaten “vazgeç” noktasına gelir.

Bireysel Yurt Dışı Alışveriş Neden Fiilen Bitiyor?

Bu düzenleme, açıkça bireysel kullanıcıyı yurt dışı alışverişten caydırmayı hedefliyor.

Resmî gerekçeler arasında:

  • Haksız rekabetin önlenmesi,
  • Yerli üretici ve satıcının korunması,
  • İç piyasanın desteklenmesi,
  • Gümrükteki yoğunluğun azaltılması

gibi başlıklar yer alıyor.

Özellikle milyonlarca küçük paketin piyasadaki fiyat dengesini bozduğu ve kayıt dışı ticaret algısı yarattığı savunuluyor.

“Her Şey Yasaklandı mı?” – İstisnalar Var mı?

Tamamen her şey kapandı demek doğru olmaz.

Kitaplar ve Basılı Yayınlar

Genel uygulamada, şahsi kullanım amaçlı basılı yayınlar (kitap, dergi vb.) için istisnalar tanınabiliyor. Belirli bir limite kadar (çoğu zaman 150 euro civarı) kitap siparişlerinde ticari ithalat zorunluluğu uygulanmayabiliyor.

Ancak bu istisna:

  • Elektronik ürünleri,
  • Giyim,
  • Kozmetik,
  • Hobi ve aksesuar ürünlerini
    kapsamıyor.

Yani “kitap dışı” ürünlerde kolay geçiş dönemi bitmiş durumda.

image 49

Yolcu Beraberinde Getirilen Ürünler Etkileniyor mu?

Hayır. Bu düzenleme yalnızca kargo ve posta yoluyla gelen eşyaları kapsıyor.

Yurt dışına seyahat edip:

  • Kendi valizinizde,
  • Ticari miktar arz etmeyen,
  • Şahsi kullanım amaçlı

ürünleri getirmeniz hâlâ mevcut “yolcu beraberinde getirilen eşya” kuralları çerçevesinde mümkün.

Yani fark şu:

  • Kargoyla gelsin: Büyük sorun
  • Kendin getir: Büyük ölçüde sorun yok

Bundan Sonra Ne Olacak?

Yeni sistemle birlikte:

  • Ucuz yurt dışı alışveriş dönemi kapanıyor,
  • Bireysel kullanıcı yerli pazara yönlendiriliyor,
  • Yurt dışı sitelerden sipariş vermek “mantıksız” hale geliyor,
  • Sadece ticari ithalat yapan firmalar için sürdürülebilir bir yapı oluşuyor.

Bu, tüketici açısından seçeneklerin azalması ve fiyatların yükselmesi anlamına gelse de, devlet politikası açısından iç piyasayı koruma refleksi olarak okunuyor.

image 50

Avrupa Birliği Tam Olarak Ne Durumda? İngiltere Neden AB’den Ayrıldı?

Sonuç: Mümkün mü? Evet. Mantıklı mı? Hayır.

Özetle:

  • Yurt dışından internet üzerinden alışveriş hukuken yasak değil.
  • Ancak yeni sistemle birlikte bireysel kullanıcı için fiilen erişilemez hâle geliyor.
  • Vergisini ödeyerek ürün getirtmek teorik olarak mümkün olsa da, pratikte maliyet ve bürokrasi nedeniyle anlamını yitiriyor.
  • 6 Şubat itibarıyla “kargoyla kapıma gelsin” dönemi büyük ölçüde sona eriyor.

Bu saatten sonra yurt dışı alışverişi, ya ticari bir faaliyet olacak ya da yalnızca seyahat dönüşlerinde valizle sınırlı kalacak gibi görünüyor.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Yapay Zekâ İçin Sırada Ne Var? Microsoft 2026’nın En Önemli 7 Trendini Açıkladı

Paylaşıldı

on

By

yapay zeka

Yapay zekâ, son yıllarda teknolojinin en hızlı evrilen alanlarından biri hâline geldi. Günlük hayatta kullanılan uygulamalardan kurumsal iş süreçlerine, bilimsel araştırmalardan sağlık hizmetlerine kadar uzanan bu dönüşüm, artık yalnızca “yardımcı araçlar” üretmekle sınırlı değil. 2026 yılına girerken yapay zekânın rolü köklü bir biçimde değişiyor. Artık mesele, yapay zekânın ne kadar hızlı cevap verdiği değil; insanlarla nasıl birlikte çalıştığı.

Bu dönüşümün merkezinde yer alan teknoloji devlerinden biri olan Microsoft, 2026 yılına damga vurması beklenen 7 temel yapay zekâ trendini kamuoyuyla paylaştı. Şirketin farklı alanlardan üst düzey yöneticileri tarafından aktarılan öngörüler, önümüzdeki yılın yalnızca teknolojik değil; sosyal, ekonomik ve bilimsel açıdan da büyük bir kırılma noktası olacağını gösteriyor.

Microsoft’a göre 2026, bir “araç” olmaktan çıkıp dijital bir iş ortağına dönüştüğü yıl olacak.

1. İnsanlarla Rekabet Etmeyecek, Onları Güçlendirecek

Son yıllarda kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri, yapay zekânın insan iş gücünün yerini alıp almayacağıydı. Microsoft’un 2026 vizyonu bu tartışmaya net bir yanıt veriyor: Yapay zekâ, insanları ikame etmek için değil; onların kapasitesini büyütmek için geliştiriliyor.

Gelecek dönemde yapay zekâ sistemleri; veri analizi, içerik üretimi, kişiselleştirme ve tekrar eden operasyonel işleri üstlenecek. İnsanlar ise yaratıcılık, strateji, karar alma ve liderlik gibi alanlara daha fazla odaklanabilecek. Bu sayede küçük ekipler bile çok daha büyük ölçekli projeleri kısa sürede hayata geçirebilecek.

Microsoft’a göre 2026’da başarılı olan profesyoneller, rekabet edenler değil; onunla etkili şekilde iş birliği kurabilenler olacak.

image 16

2. Ajanları İş Gücünün Doğal Bir Parçası Olacak

2026’nın en dikkat çekici başlıklarından biri “yapay zekâ ajanları”. Bu sistemler, klasik yazılımlardan farklı olarak yalnızca komut alan değil; bağlamı anlayan, görev devralan ve karar süreçlerine katılan dijital varlıklar olarak konumlanıyor.

Microsoft, bu ajanların iş dünyasında adeta birer dijital ekip arkadaşı gibi çalışacağını öngörüyor. Ancak bu gelişme, güvenlik ve kontrol mekanizmalarını da zorunlu kılıyor.

Her yapay zekâ ajanının:

  • Net bir dijital kimliğe sahip olması
  • Erişebileceği veri ve sistemlerin sınırlandırılması
  • Ürettiği bilgilerin denetlenebilir olması
  • Dış tehditlere karşı korunması

gerekecek. Güvenlik, artık sonradan eklenen bir katman değil; yapay zekâ sistemlerinin doğrudan içine yerleştirilen bir unsur hâline geliyor.

3. Sağlık Alanında Kritik Açıkları Kapatacak

Küresel ölçekte sağlık sistemleri ciddi bir insan kaynağı sorunuyla karşı karşıya. Doktor, hemşire ve uzman açığı; özellikle gelişmekte olan ülkelerde temel sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırıyor.

Microsoft, yapay zekânın bu alanda oyun değiştirici bir rol üstleneceğini öngörüyor. 2026 itibarıyla yapay zekâ yalnızca teşhis destek aracı olarak değil; semptom ön değerlendirmesi, tedavi planlaması ve hasta yönlendirme süreçlerinde aktif rol oynayacak.

Yapay zekâ destekli sağlık sistemleri:

  • Doktorların üzerindeki yükü azaltacak
  • Yanlış teşhis riskini düşürecek
  • Sağlık hizmetlerine erişimi daha adil hâle getirecek

Bu gelişme, özellikle kırsal bölgelerde ve sağlık personeli yetersizliği yaşayan ülkelerde hayati önem taşıyor.

image 17

4. Bilimsel Araştırmalarda Aktif Rol Alacak

2026, yalnızca araştırmaları hızlandıran bir araç olmaktan çıkıp, bilimsel keşif sürecinin aktif bir parçası hâline geldiği yıl olacak.

Fizik, kimya, biyoloji ve malzeme bilimi gibi alanlarda yapay zekâ:

  • Hipotezler üretecek
  • Deney tasarımları önerecek
  • Simülasyonları yönetecek
  • Sonuçları analiz ederek yeni araştırma yolları açacak

Bu dönüşüm, her bilim insanının dijital bir “laboratuvar asistanına” sahip olması anlamına geliyor. Araştırma süreçleri hem hızlanacak hem de çok daha düşük maliyetlerle yürütülebilecek.

5. Altyapıları Daha Akıllı ve Verimli Olacak

Bugüne kadar gelişimi büyük ölçüde daha fazla veri merkezi ve daha güçlü donanımlar inşa etmeye dayanıyordu. Ancak Microsoft’a göre 2026’da odak noktası değişiyor.

Yeni dönemde asıl mesele:

  • Mevcut bilgi işlem gücünü daha verimli kullanmak
  • Dağıtık sistemler üzerinden esnek yapılar kurmak
  • Maliyetleri düşürürken performansı artırmak

olacak. Artık yalnızca “ne kadar büyük” olduğu ile değil; ne kadar akıllı çalıştığı ile değerlendirilecek.

image 18

6. Kodun Sadece Satırlarını Değil, Mantığını da Öğreniyor

Yazılım geliştirme dünyasında kullanımı son yıllarda adeta patlama yaşadı. 2026’da bu dönüşüm çok daha derinleşecek.

Yeni nesil sistemleri:

  • Kodun yazım şeklini
  • Projenin geçmişini
  • Geliştirici tercihlerini
  • Kodun arkasındaki iş mantığını

anlayabilecek. Bu sayede yapay zekâ, yalnızca kod yazan değil; projenin bağlamını kavrayan bir yardımcıya dönüşecek.

Bu gelişme, yazılım geliştirme hızını artırırken hata oranlarını da ciddi biçimde düşürecek.

7. Kuantum ve Yapay Zekâ Birleşerek Yeni Bir Çağ Başlatacak

Microsoft’un 2026 vizyonundaki en iddialı başlıklardan biri kuantum bilişim. Uzun yıllar teorik düzeyde kalan kuantum teknolojileri, artık süper bilgisayarlarla entegre çalışmaya başlıyor.

Bu hibrit sistemler sayesinde:

  • Moleküler modelleme
  • Yeni ilaç geliştirme
  • Malzeme bilimi
  • İklim simülasyonları

gibi alanlarda bugüne kadar çözülemeyen problemler ele alınabilecek.

Kuantum bilişim, yeni bir hesaplama katmanı ekleyerek bilimin sınırlarını yeniden tanımlamaya hazırlanıyor.

image 19

Türkiye’den Arabayla 1 Haftalık Balkanlar Turu (2026): Rota & Maliyet Rehberi

Sonuç: 2026, Yapay Zekânın Gerçek Anlamda Olgunlaştığı Yıl Olacak

Microsoft’un açıkladığı bu 7 trend, yapay zekânın artık deneysel bir teknoloji olmaktan çıktığını ve insan hayatının her alanında kalıcı bir ortak hâline geldiğini gösteriyor.

2026 yılı:

  • İnsan iş birliğinin güçlendiği
  • Güvenlik ve etik konularının merkezde yer aldığı
  • Bilim, sağlık ve üretimde çarpıcı sıçramaların yaşandığı

bir dönem olarak tarihe geçmeye aday.

Önümüzdeki yıllarda kazananlar, bu dönüşüme erken uyum sağlayanlar olacak. Artık geleceğin teknolojisi değil; bugünün belirleyici gücü.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Otomatik Vites Araba Kullanan Herkesin Bilmesi Gereken Hayati Detaylar

Paylaşıldı

on

By

Otomatik Vites

Otomatik vites araçlar, özellikle şehir içi trafikte sundukları konfor sayesinde artık lüks değil, neredeyse standart hâline geldi. Debriyajla uğraşmamak, dur-kalk trafikte sol ayağı dinlendirmek ve daha akıcı bir sürüş deneyimi yaşamak, otomatik vitesin en büyük avantajları arasında. Ancak bu kolaylık, yanlış kullanım alışkanlıklarıyla birleştiğinde ciddi mekanik arızalara, yüksek masraflara ve hatta hayati risklere yol açabiliyor.

Birçok sürücü otomatik vites kullanmayı “daha basit” zannettiği için bazı temel kuralları öğrenmeden direksiyon başına geçiyor. Oysa otomatik vites araçlar, manuel araçlardan farklı bir mantıkla çalışır ve bu mantığı bilmeden yapılan her yanlış, şanzıman ömrünü kısaltır.

İşte otomatik vites araba kullanan herkesin bilmesi gereken, göz ardı edildiğinde pahalı sonuçlar doğurabilecek hayati detaylar…

1. Aracı Çalıştırmadan Önce Fren Şarttır

Otomatik vites araçlarda motoru çalıştırmak için frene basma zorunluluğu tesadüf değildir. Bu bir güvenlik önlemidir. Vites kolu “D” (Drive) veya “R” (Reverse) konumundayken araç, çalıştığı anda hareket etme eğilimindedir.

Bu yüzden:

  • Kontağı çevirmeden önce mutlaka frene tam basılı olmalıdır
  • Fren basılı değilken araç çalışmıyorsa bu bir arıza değil, güvenlik sistemidir

Bu kural, özellikle yeni sürücüler tarafından “araba bozuk” sanılarak yanlış anlaşılır. Oysa sistem sizi kazadan korur.

2. Otomatik Vites Araçta Pedallar Tek Ayakla Kullanılır

Otomatik vites araç kullanırken yalnızca sağ ayak kullanılmalıdır. Sol ayak, tamamen dinlenme konumundadır.

Sol ayakla fren kullanmak:

  • Aynı anda gaza ve frene basma riskini artırır
  • Ani frenleme sırasında aracın dengesini bozar
  • Panik anlarında refleks hatalarına yol açar

Manuel araçtan otomatiğe geçen sürücülerin yaptığı en büyük hatalardan biri, sol ayağı hâlâ “aktif” sanmalarıdır. Bu alışkanlık mutlaka terk edilmelidir.

3. Araç Kendiliğinden Hareket Eder: Bu Normaldir

Otomatik vites araçlar “creep” denilen bir özelliğe sahiptir. Yani vites “D” konumundayken ve ayağınız frenden çekildiğinde araç yavaşça ilerler.

Bu durum:

  • Aracın arızalı olduğu anlamına gelmez
  • Gaza basmadan hareket edebilmesini sağlar
  • Özellikle park manevralarında büyük kolaylık sunar

Ancak bu özellik aynı zamanda bir risk barındırır. Işıklarda, trafikte veya dar alanlarda ayağın fren üzerinde olması hayati önem taşır.

image 90

4. Düşük Hızlarda Araç Asla Kendiliğinden Durmaz

Otomatik vites araçlar, belirli bir hızın altına düşseler bile tamamen durmazlar. Hafif eğimli bir zeminde veya düz yolda araç sürüklenmeye devam eder.

Bu yüzden:

  • Trafikte dur-kalk yaparken freni bırakmak risklidir
  • Işıkta beklerken freni bırakıp “nasıl olsa duruyor” demek yanlıştır
  • Özellikle yaya geçitlerinde bu hata kazaya davetiye çıkarır

Tam duruş yalnızca tam frenle sağlanır.

5. Gaza Bastığınızda Araç Vites Küçültür

Otomatik vites araçlar, gaz pedalına basılma miktarını “güç talebi” olarak algılar. Gaza ani ve sert basıldığında sistem daha fazla tork üretmek için vites küçültür.

Bu durum:

  • Motor devrinin bir anda yükselmesine
  • Aracın beklenenden daha hızlı ivmelenmesine
  • Öndeki araçla mesafenin hızla kapanmasına neden olabilir

Özellikle sollama veya ani hızlanma gerektiren durumlarda bu davranış mutlaka hesaba katılmalıdır. Yeterli takip mesafesi yoksa arkadan çarpma riski ciddi şekilde artar.

6. Vites Değiştirirken Fren Olmazsa Olmaz

Otomatik vites araçlarda:

  • R’den D’ye
  • D’den R’ye
  • D veya R’den P’ye

geçerken mutlaka tam fren yapılmalıdır.

Araç hâlâ hareket halindeyken vites değiştirmenin sonucu:

  • Şanzıman dişlilerinde ciddi hasar
  • Tork konvertöründe aşınma
  • Yüksek tamir maliyetleri

Özellikle park manevralarında acele edilmemeli, araç tamamen durduktan sonra vites değiştirilmelidir.

image 91

7. Otomatik Vites Araç Boşta Kullanılmaz

“Otomatikte N’ye alırsam yakıt tasarrufu olur” düşüncesi tamamen yanlıştır.

Boşta kullanım:

  • Motor freni devre dışı kaldığı için fren yükünü artırır
  • Şanzıman yağlamasını olumsuz etkiler
  • Ani bir durumda hızlanma imkânını ortadan kaldırır

Modern araçlar gaz kesildiğinde zaten yakıtı minimuma indirir. Boşta gitmek ne tasarruf sağlar ne de güvenlidir.

8. Spor (S) Modunda Kalkış Yapmayın

Spor mod, performans odaklı bir sürüş için tasarlanmıştır. Bu modda:

  • Vitesler daha geç büyür
  • Motor daha yüksek devirlerde çalışır
  • Şanzıman daha agresif tepkiler verir

Soğuk motorla veya şehir içi dur-kalk trafikte spor modda kalkış yapmak:

  • Gereksiz yakıt tüketimine
  • Şanzıman ve motor üzerinde ekstra yüke
  • Daha hızlı mekanik aşınmaya neden olur

Spor mod, gerçekten ihtiyaç duyulduğunda kullanılmalıdır.

9. Kalkışlarda Sabırlı Olun, Aracı Zorlamayın

Otomatik vites araçlar kalkış sırasında kendi kendine hareket etmek üzere programlanmıştır. Parktan “D” konumuna aldığınızda ayağınızı frenden çekmeniz yeterlidir.

Bu aşamada:

  • Gaza yüklenmek yerine aracın hareketini beklemek
  • Özellikle rampalarda ani gazdan kaçınmak
  • Şanzımanın yükü yumuşak şekilde almasını sağlamak

hem konforu artırır hem de şanzıman ömrünü uzatır.

10. Kontak ve Vites İlişkisini Bilin

Birçok modern otomatik vites araçta:

  • Motor yalnızca “P” konumundayken durdurulabilir
  • Anahtar yalnızca “P” konumundayken çıkarılabilir

“N” konumunda motor durabilir ancak anahtar çıkmaz. Kontak kapalıyken:

  • Fren hidroliği devre dışı kalabilir
  • Vites kolu kilitlenebilir
  • Araç hareket ettirilemez hâle gelebilir

Bu yüzden aracı durdururken doğru sıralama çok önemlidir:

  1. Tam dur
  2. Fren basılıyken P’ye al
  3. El frenini çek
  4. Motoru kapat
image 92

Evde Tek Başına Filmi Hakkında Az Bilinenler: 12 Hafta Boyunca Gişede Zirvede Kalan Film

Sonuç: Otomatik Vites Kolaydır Ama Affetmez

Otomatik vites araçlar sürüşü kolaylaştırır, evet. Ancak bu kolaylık, bilinçsiz kullanıldığında ciddi maliyetlere dönüşebilir. Otomatik şanzımanlar hassas sistemlerdir ve “nasıl olsa otomatik” mantığıyla yapılan hataları uzun vadede affetmez.

Doğru kullanım alışkanlıkları edinmek:

  • Daha güvenli sürüş
  • Daha uzun şanzıman ömrü
  • Daha düşük bakım masrafı
  • Daha konforlu bir deneyim

demektir.

Direksiyon başına geçtiğinizde sadece aracı değil, sistemin nasıl çalıştığını da kullandığınızı unutmayın.

Okumaya Devam Et

Trendler