Haberler
Bakan Işıkhan’dan 8. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri’nde Detaylı Değerlendirme
Toplu Sözleşme Süreci Kapsamında Kritik Görüşme
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, 2026–2027 dönemini kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşme süreci kapsamında, memur konfederasyonları ve sendika genel başkanlarıyla kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda düzenlenen toplantı çerçevesinde devam ediyor ve müzakere sürecinin kritik aşaması olarak öne çıkıyor. Bu süreç, kamu çalışanlarının hakları konusunda geleceğe yönelik adımların belirlendiği bir platform olarak dikkat çekiyor.
Table of Contents
1. Görüşmenin Katılımcıları ve Yapısı
Bu kritik toplantıya, Memur‑Sen Konfederasyonu ve bağlı sendikaların yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve diğer kamu kurumlarının temsilcileri katıldı. Görüşmelerin başından bu yana taraflar, istişare temeline dayanan bir diyalogla süreci yürüterek “uzlaşı kültürünü” esas aldıklarını belirtiyorlar. Bu yaklaşım, sürecin şeffaf ve katılımcı olması açısından önemli bir referans oluşturuyor.
2. Ön Müzakerelerin Rakamlarla Seyri
5 Ağustos’ta tamamlanan ön müzakerelerde, 11 farklı hizmet kolu ve tüm kamu personeline dair talepler detaylıca ele alındı. Bakan Işıkhan, 1.048 teklif geldiğini ve bu tekliflerin ayrıştırılarak 1.107 madde üzerinden müzakerelerin sürdüğünü duyurdu. Toplu sözleşme süreci, sadece sayısal bir artış veya iyileştirme değil; aynı zamanda adalet, hakkaniyet ve alın terine saygı şiarlarının masada buluştuğu bir süreç olarak tanımlandı.X (formerly Twitter)+11bigpara.hurriyet.com.tr+11Facebook+11bigpara.hurriyet.com.tr
3. Hükümetin İlk Zam Teklifi: Detaylar ve Tepkiler
Hükümetin 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecindeki ilk maaş zammı teklifi şu şekilde açıklandı:
Yıl | 1. Yarı | 2. Yarı |
---|---|---|
2026 | %10 | %6 |
2027 | %4 | %4 |
Bu teklif, kamu işveren heyetinin başlangıç noktası olarak sunuldu.Kamudan Haber+4Diken – Yaramazlara biraz batar!+4bigpara.hurriyet.com.tr+4
Ancak sendikalardan özellikle Memur‑Sen cephesinden sert tepki geldi. Genel Başkan Ali Yalçın, “Refah payı ve taban aylık artışı olmadan bu ciddiyetsiz teklifi reddediyoruz. Enflasyonun gerçekliği yok, emekçinin sesi yok” ifadelerini kullanarak teklife adeta meydan okudu ve 81 ilde protesto yapılacağını duyurdu.YouTube+10Diken – Yaramazlara biraz batar!+10Kamudan Haber+10
4. Sendikal Talepler: Beklentiler Neden Yüksek?
Taleplerin bu denli güçlü olmasının ardında, memur ve emekli kesimin ekonomik gerçeklikleri, yüksek enflasyon, geçim zorlukları ve kayıpların telafi edilmesi ihtiyacı yer alıyor. Memur‑Sen’in talepleri ise hayli iddialı: 2026 yılı için %88 toplam zam ve 10 bin TL taban aylık artışı; 2027 için ise %47 zam ve 7.500 TL taban aylık isteniyor. Söz konusu talepler, sadece maaş artışı değil, adaletli gelir dağılımının sağlanması yönünde sembolik bir karşılık olarak görülüyor.Diken – Yaramazlara biraz batar!+2T24+2
5. Toplu Sözleşme Sürecinde Sonraki Adımlar
Toplu Sözleşme süreci, önümüzdeki günlerde yeni teklifler, masaya yansıtılan ek talepler ve enflasyon farkları gibi konularla şekillenecek. Katılımcıların hem ekonomik gerçekliğe hem adil taleplere odaklanmaları, sürecin sağlıklı yürümesini sağlayacak. Eğer uzlaşı sağlanmazsa, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu devreye girecek ve karar verecek.Instagram+8Diken – Yaramazlara biraz batar!+8bigpara.hurriyet.com.tr+8
6. Değerlendirme: Toplu Sözleşme Süreci Ne Anlama Geliyor? (200+ Kelime)
Toplu sözleşme süreci, yalnızca maaş oranlarının değil; yaşam standartlarının, emek hakkının ve çalışma barışının da teminatı olarak görülmesi gereken kritik bir dönemdir. Bu kapsamda “toplu sözleşme süreci”, kamu çalışanlarının sesini duyurmaları, taleplerini dillendirmeleri için bir platform sağlar. 2002’den bugüne yapılan iyileştirmelere vurgu yapan hükümet, bu sürece sosyal diyalog ve katılımcı yönetim anlayışı ile yaklaştığı mesajını veriyor.
Ancak ekonomik gerçeklikler ortada: yüksek enflasyon, artan yaşam maliyetleri, emeklilikte güvencesizlik, düşük taban maaşlar ve adaletsiz gelir dağılımı gibi sorunlar kamu çalışanlarını zor durumda bırakıyor. Bu nedenle sendikaların güçlü talepleri, yalnızca maaş talebi değil; “geçmişi affetmeyen bir adalet ve geleceğe dair güven isteği” olarak okunmalı.
Geleceğe dair umut, uzlaşmalı ve adil bir anlaşmada yatıyor. Hem ekonomik sürdürülebilirlik hem kamu çalışanlarının refahını birlikte sağlamak zorunlu. Ayrıca, bu süreç ileride hükümetin emek karşısındaki yaklaşımının bir ölçüsü olarak tarihe geçecek.